Oğlum'a Mektuplar-3

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
mektup - Oğlum'a Mektuplar-3

Merhaba Oğlum,
Allah’ın rahmet,bereketi ve selamı üzerine olsun. Salat ve Selamlar önce Alemlerin efendisi Hz.Muhammed Aleyhisselatü Vesselam’a , aline , ashbına , ehli beytine ve sonra sana olsun. Uzun bir zaman oldu sana mektup yazmayalı. İşlerimin yoğunluğundan ötürü pek yazmaya fırsat bulamıyorum. Elimden geldiği kadar seni ihmal etmemeye , sana bir şeyler hazırlamaya çalışıyorum. 

Bir Allah dostundan dinlemiştim. ” Allah rızasını gözeterek bir nefes çeksen içine hanene sevap yazılır” diye… Yaptığın her işte mutlaka ama mutlaka Cenab-ı Allah’ın rızasını , Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in memnuniyetini gözetmelisin.

Sana hayatın boyunca lazım olacak tek şey kulluk görevini layıkıyla idrak etmendir. Bunun dışındaki her şey sana kulluk görevini yaparken yardımcı olacak öğeler , yardımcı malzemeler , araç ve gereçlerdir.

Etrafında çok fazla insanın ” dualarım kabul olmuyor” serzenişi ile karşılaşacaksın. Duanın edebi , duanın zamanı ve mekanı vardır. Her dua her yerde her zaman kabul edilmez. Herkesin duasına icabet edilmez.

Cenab-ı Allah insanoğluna özellikle Ümmet-i Muhammed’e sayısız özel günler bu günlerin içinde özel anlar vermiştir.

Eski çağlarda 1000 yıl , 900 yıl yaşamış Peygamberler ve onların ümmetlerine nazaran bizler ahir zamanda yaşayan ümmet-i Muhammed olarak kısa ömürlere sahibiz. Bu kısa ömürlerimizi Allah-u Teala bereketlendirmiştir.

Duaların kabul olması için bazı şartlar vardır. Namaz kılmayanın duası kabul olmaz. Namazlarını terketme , namaz kılmayanın yalnızca duası değil ettiği hayır dahi kabul olmaz. Namaz dinin direğidir. Direği yıkılmış bir bina ayakta duramaz. Yine de Allah’ın rahmetinden ve merhametinden ümit kesilmez tabi ki , kimin duasını kabul edip etmeyeceğini en iyi O bilir. Ancak biz, alimlerin , Allah dostlarının bizlere anlattığı , bizlere öğrettiği kadarı ile amel ederiz. Hadis-i Şerifleri ile yolumuzu aydınlatır , sünnetler ışığında ilerleriz.
Namaz kılmayanın duası kabul olmaz sözüme karşı çıkanlar oluyor. Ben bu sözü neden söylüyorum biliyor musun? Allah’u Teala Bakara Suresi 40. ayet-i Kerime’de şöyle buyuruyor. “Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size vâdettiklerimi vereyim.

Biz Allah’a ne sözü verdik?

Elestü gününde yani ruhlarımızın yaratıldığı günde Galu Bela’da Rabbimize söz verdik. Kendisine verilen sözü tutmayana yani iman ettim deyip de namaz kılmayana dua da icabet edilir mi ?

Resul-ü Ekrem Efendimiz (s.a.v) bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurmaktadırlar ” Siz Allah’ı koruyun ki Allah’ta sizi korusun, Allah’ı koru ki O’nu önünde bulasın” (Emali-i Tusi, c. 2, s. 149)

Bu Hadis-i Şerif’te O’nu önünde bulursun buyrulurken , yaptığın her işte Allah’ı kendine kılavuz olarak bulursun demek isteniyor. Allah’ın yar ve yardımcı olduğu kişilerden olursun.

Bir gün evliyanın büyüklerinden olan İbrahim bin Ethem Hazretlerine (k.s) ” ne yaparsak yapalım Allah bize icabet etmiyor” derler.  İbrahim Bin Ethem Hazretleri; ” Allah’ı tanıdınız, ama O’na itaat etmiyorsunuz, Kur’an’ı biliyorsunuz, ama onda olanlara amel etmiyorsunuz.” Allah’ı tanımak ve bilmek O’na itaat etmekten , ibadet etmekten geçer.

Sende ömrün boyunca Allah’a ibadet et. Namazlarını aksatma ki mümin kullardan olasın.

Dualarına Allah’a hamd ve Efendimize (s.a.v) salavat ile başlamalısın. Geçmiş yıllarda İstanbul’da Fatih Camii’nde Cüppeli Ahmet Hoca Efendi’nin bir sohbetine katılmıştım. O sohbette o muhterem ”yapılan duanın başında ve sonunda Alemlerin Efendisine Salavat getirilmezse o dua arş-ı ala da asılı kalır Rabbimize iletilmez” demişti. Dualarına Velhamdülillahi Rabbil Alemin diyerek Allah’a hamd et , Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve ala Seyyidine Muhammed diyerek Peygamberimize salat ve selam et , et ki duaların Rabbimize iletilsin.

Dualarını mümkün olduğu sürece abdestli iken yapmalısın. Duanın en makbulü farz namazından sonra yapılanıdır. Allah’a olan görevini yerine getirirsen Allah’ta sana vaadettiği icabeti gerçekleştirecektir.

Dualarını yalnızca dilin söylemesin, dilinin söylediğini kalbin ve beynin tasdik etsin. Yoksa mp3 player’a kaydedilmiş bir duadan farkı kalmaz ettiğin duanın…Kalbin ile dilin arasında bağ kurmaz isen duan ”gafil Kalp duası” olur. Bir Hadis-i Şerif’te ”Gafil Kalbin duası kabul olmaz” buyrulmuştur.

En büyük vesveselerden birisi ”duam kabul olmuyor” vesvesesidir. Duam kabul olmuyor diyerek duayı terketme. Hakkıyla edilen duada boş dönmek yoktur. Şartlara uygun yapılan dua mutlaka kabul olacaktır. Duanın karşılığı bu dünyada verilmese de ahirette mutlaka verilecektir. Hz.Ebubekir(r.a.) ”Vermek istemeseydi , İstemek vermezdi” buyurmuştur.

Allah-u Teala bazen duaları olduğu gibi kabul etmez. Hakkımızda hayırlısı olacak şekilde kabul eder. Diyelim ki bir kişi şartlara uygun bir şekilde sürekli olarak ”Allah’ım bana zenginlik ver , beni zengin et” diye dua ediyor olsun. ancak bir türlü zengin olmuyor. Bu durumda duası kabul olmuyor diyemeyiz. Allah o kula hayırlı olmadığı için para , mal , mülk vermiyordur. Onun yerine kendisine sağlık , sıhhat , ömrüne süre , ailesine huzur veriyor olabilir.

Yada imanını allah koruyordur. Bu kul şimdiki maddi şartlarında Allah’a ibadet ediyor , belki zenginlik elde edince ibadeti , taati bırakacaktır. Belki de Allah’ı unutacaktır.

Böyle bir durum Asr-ı Saadette bir sahabenin başına gelmiştir. Mescid Kuşu olarak bilinen bir sahabe sürekli Peygamber Efendimize gelerek ” benim için dua et , zengin olayım , paramı , pulumu Allah yoluna harcayayım” der dururdu. Bu sahabe sabah namazında camiye ilk gelir , yatsı namazında en son çıkardı. boş vakitlerini hep camide ibadetle geçirirdi. Bu yüzden bu sahabeye Mescid kuşu denirdi. Bu isteğini Peygamber Efendimize defalarca tekrarladı. Peygamber Efendimiz(s.a.v) her defasında ”Ya Seleme senin için hayırlı olan budur” buyurmuşsa da Seleme’yi ikna edememişti. Bir gün kıramayarak ellerini açtı ” Allah’ım sen Bu Seleme kuluna zenginlik ihsan et” buyurdu. Selemenin tüm geçimini sağladığı bir koyunu vardı. Bu koyun kuzuladı iki oldu, iki koyunu 3 oldu , 3 koyunu 5 oldu , 5’i 10 , 10′ 100 , 100’ü 1000 oldu derken Seleme Memlekette hatırı sayılır bir sürünün sahibi dolayısıyla sayılı zenginlerinden oldu.

Artık mescid kuşu olan sahabe sabah koyunları otlatmaya götürürken saydığı için sabah namazlarına geç gelmeye başladı , akşam koyunlarını ahıra alırken saydığı için yatsı namazlarına geç gelmeye başladı , Daha sonra yatsı namazını terketmeye daha sonra sabah namazını daha sonra mescide hiç gelemez oldu.

Bu zamanlarda Zekat ile alakalı ayetler nazil olmaya başladı. Ayette zenginler malının 40’ta birini zekat olarak verecek buyuruluyordu.  Peygamber Efendimiz Mekke’nin zenginlerine bir bir elçiler gönderdi. İki kişiyi de elçi olarak Seleme’ye gönderdi. Gelen elçiler , Zekat ayetini okudular ve Paygemberimizin emrini ilettiler. Seleme bir müddet düşündü ve sonra elçilere dönerek ”Sanki bu bana biraz rüşvet gibi geliyor” dedi. Elçiler sinirlenip tekrar Resulullah’a döndüler. Peygamber Efendimize durum anlatılınca üzüldü. ” onun için zenginlik hiç de hayırlı değildi” buyurdu. Aradan biraz zaman geçip zekat tüm müslümanlar arasında yayılınca Seleme’da malının 40’da birini zekat olarak Peygamber Efendimize gönderdi. Peygamber Efendimiz gelen zekatı kabul etmedi ve tekrar geri gönderdi. Seleme gönderdi , Allah resulü reddetti. Bu defalarca tekrarlandı. Bunun üzerine Hz.Ebubekir(r.a.) ” Ya Resulullah , kabul etseniz defalarca özür diledi” dediyse de kabul ettiremedi. ” Seleme ziyan edenlerden olmuştur” sitemine mazhar oldu.

Peygamber Efendimiz Seleme’yi bir daha asla huzuruna kabul etmedi , bir asla mescide almadı… Seleme ziyan edenlerden olarak vefat edip gitti. Ahvali sorulduğunda Peygamber Efendimiz ”Umut ediyorum ki tövbe etmiştir.” buyurmuştur.

İşte Oğlum , içinde bulunduğun maddi durum senin için en hayırlı olanıdır. Hayırlısını iste, hayırısızı istemek sana fayda vermez. Bazı cahiller hayırsızda olsa bana zenginlik versin diyerek zarar edenlerden olmak istemektedirler. Sen bunlardan olma.

Rabbimize uzanan ellerin boş dönmediğini müjdeleyen başka bir Hadis-i Şerif şöyledir. ”Allah (cc) merhamet ve ikram sahibidir. Kulun eli O’na doğru ümitle uzansın da o eli boş çevirsin, hayırla doldurmasın, Rabb’im bundan haya eder!.”

Kalbin hep zikirde , dilin hep dua da beynim hep tevekkülde olsun…

Unutma ne zaman ki balık Allah zikrini bırakıp yem peşinde koşarsa o zaman oltaya takılır. Sende Allah zikrini bırakma ki şeytanın ağına düşmeyesin.

Dualarına Peygamber Efendimizi, alini , ashabını , ehli beytini , Allah dostlarını eklemeyi unutma…

Peygamber Efendimizin yüzü suyu hürmetine dile, O’nun şu duasını her daim tekrarla.. ”Allah’ım bildiğim bilmediğim tüm şerlerden sana sığınır , bildiğim bilmediğim tüm hayırları senden dilerim”…

Sakın ola ”Duam kabul olmuyor” vesvesesine kapılma. Dua bir ibadettir Hadis-i Şerifini düşün ve duanın yalnızca istemek olmadığını bir ibadet çeşidi olduğunu düşünerek dua et.

Duaların kabul olma şartları vardır. Bu şartlara riayet eden salih bir mümin olursan , Hakk Teala sana dünyadayken cennetinden bir dirhem tattırdığı kullarından eyler.

Duaların kabul olma şartları şöyledir;
Haram lokmadan sakınmak,

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: 
(Haramdan sakının! Midesine haram lokma girenin kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]

Edilen duaya icabet edileceğine inanarak dua etmek,
Dualarım kabul olmuyor şeklindeki nefsin ve şeytanın vesveselerine kulak asmamak,

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 
(Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]
Duaların gecikmesini bir sebebi vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Mümin dua edince, Allahü teâlâ, Cebraile, “Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!” Facir, [günahkâr] dua edince de “Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir” buyurur.) [İbni Neccar]

Sıkıntıya düşmeden önce dua etmek,
(Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok dua etsin!) [Tirmizi]

Duaya hamd ve salavat ile başlamak,
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 
(Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra dua ederken önce Allahü teâlâya layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra dua et!) [Tirmizi]

Duayı Alemlerin Rabbine yalvararak etmek,
Duaları sebeplere bağlamak , örneğin ” Allah’ım bana sağlık ve sıhhat nasip et , et ki sana taatte bulunayım , ailemin geçimini kazanabileyim” gibi…
Günah işlemeyen bir dil ile dua edilmeli , gıybet eden bir dil duanın icabetinden mahrum kalır.
İsm-i Azam ile Esma-ül Hüsna ile dua etmek , Örneğin ” Allah’ım çözemediğim derdimi sana havale ediyorum. El Vekil sıfatının , isminin yüzü suyu hürmetine meramımı gider , Sen ki El Vekilsin , çözülmesi mümkün olmayanı kolaylıkla ve hayırla çözüme kavuşturansın” gibi…

Duaların reddolunmayacağı zamanlar ve mekanlar vardır. Bu zamanları ve mekanları fırsat eline geçtiğinde iyi değerlendirmelisin.

Ezan ile Kamet arasında dua etmeye ehemmiyet ver , çünkü Allah’ın Resulü Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz ” Ezan ile kamet arasında edilen dua reddolunmaz”(Tirmizi) buyuruyorlar.

Kur’an-ı Kerim hatmekten vazgeçme , bir hatimi bitirir bitirmez mutlaka diğerine başlamadan Kur’an’ın kapağını kapatma. Hatim bitince dua et bu hususta Alemlerin Efendisi (s.a.v) ” Kur’an-ı Kerim’i hatmedenin duası makbuldür” buyurmuştur.

İnsan bazı hallere bürünür ne zaman kalbinin incineceğinden , yada ruhunun kırılgan olduğu bir anı hissedersen duasız geçirme zira ”Kalp inceliği ve yumuşaklığı anında duayı ganimet bilin” Hadis-i Şerifi ile bize müjdeler verilmektedir.

Allah-u teala henüz bize nasip etmedi , belki de etmeyecektir ama bütün kalbimle dua ediyorum ki Rabbim sana Mübarek Kabemizi görmeyi nasip etsin. Hac yapmayı sana ihsan eyler inşallah. ”Hac yapanların duası kabul olur” hadis-i şerifini unutma bir gün hacı olursa bu hadis-i şerife istinaden anne ve babanı da içine alacak bir dua etmeni istirham ederim.

Her yağmur yağdığında dua et ” Yağmur yağarken yapıla dua kabul olur” hadis-i şerifi vardır.
Bir haksızlığa uğrarsan , birinin kur’an okuduğunu duyarsan yada ezanı işitince mutlaka dua et çünkü Hatem-ül Enbiya Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır. ” Kur’an ve ezan okunurken, düşman ordusuyla karşılaşınca, yağmur yağarken, zulme uğrayınca dualar kabul olur.) [Taberani]

Cemaatten ayrılma. Namazlarını mümkün mertebe camide cemaat ile kılmaya özen göster. İnşallah sana başka bir mektubumda cemaatin faziletlerinden bahsedebilmek nasip olur. 
Cemaat ile yapılan dua için şöyle buyrulmuştur. ”Bir cemaatten bir kısmı dua eder, ötekiler de âmin derse o duayı, Allahü teâlâ kabul eder.” [Hakim]

Beş vakit namazı terketmemen hususunda sana defalarca tembihlerde bulundum. Her namazdan sonra ne kadar acil işin olursa olsun dua etmeden namazını bitirmiş sayma çünkü ”Beş vakit namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.” [Buhari] buyrulmaktadır.

Seher vakti çok önemlidir. Bir çok Allah Dostu , dostluk makamına , bir çok evliya rütbesine seher vaktinde kavuşmuştur. Cüneyt Bağdadi Hazretleri ” Seher vakitleri olmasa zarardaydım” buyurmaktadır.
Bir Hadis-i Şerif’te Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur. ”Her gece seher vakti, Allahü teâlâ buyurur ki: İstiğfar eden yok mu, affedeyim. İsteyen yok mu, vereyim, duasını kabul edeyim.” [Müslim] Seher vakti gecenin son zamanıdır. Yaklaşık olarak gece 3 ile sabah güneşinin doğması anına kadar olan zaman seher vaktidir. Bu zamanlarda ayakta olmaya , namazlar kılıp , dualar etmeye özen göster. Uykusuzluktan zarar etmezsin lakin bu zamanlarda uyursan zarar edenlerden olursun.

Arefe günleri mübarek günlerdir. Bir hadis-i şerif’te” En makbul dua arefe günü yapılandır” buyrulmaktadır.

Bunları dışında mübarek gün ve geceleri duasız geçirme. Bayram günleri mübarektir , cuma günlerin efendisidir , üç aylar bereketli ve faziletlidir. Kandil geceleri feyzlidir.

Duanın zamanı,mekanı ,adabı olduğu gibi edilen dualarda mühimdir. Dünyalık isteme , dünya yeri bizleri oyalar , bizim ebedi mekanımız ahirettir. Nasıl , ne  zaman ve ne şekilde dua edeceğini artık biliyorsun , bunlar kadar ettiğin duanın muhteviyatı da önemlidir. Sana tavsiyem şu dualardır;

”Ya Rabbim! Sen benim dualarım ve bundan sonra ki yapacağım dualarımı kabul eyle.” bu dua içine öncekileri ve sonrakileri de alır. 

” Allah’ım kalbimi iman ve ihlas ile doldur , son nefesimde iman ile ölmeyi , öldükten sonra da kabir azabından korunmayı ve cehennem ateşinden muhafaza edilmeyi nasip eyle” dünyalık ve ahiretlik en güzel dualardan biridir.

”Ya Rabbim! Şehit olarak ölmeyi nasip eyle” bu duamız kabul olursa akibetimiz hakkında hiç bir meselemiz kalmamış olur.

İşte oğlum , bu ahval üzere dua etmeni tavsiye ederim.

Dualarında anne ve babanı da unutma. Babanın evlada duası gibi evladında anne ve babasına olan duası makbuldür.

Allah seni duası kabul olanlardan ve duası kabul olanların duasına amin diyenlerden olmanı nasip eylesin.

Baban
Vural Egemen Sarıgöz
19.12.2012 Çarşamba.

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir